Hayır. İhbar bankasının görevi akreditifin gerçekliğini kontrol edip metni iletmektir; ödeme yükümlülüğü amir bankada (teyit varsa ayrıca teyit bankasında) kalır.
İhbar Bankası
Tanım
İhbar bankası (advising bank), amir bankanın açtığı akreditifi lehtara (ihracatçıya) bildiren ve akreditifin görünürdeki gerçekliğini (authenticity) kontrol eden; ancak ödeme taahhüdü üstlenmeyen bankadır.
Bağlam
UCP 600 çerçevesinde ihbar bankasının yükümlülüğü dardır ve nettir: akreditifin gerçek olduğuna (doğru SWIFT kanalından, gerçekten o bankadan geldiğine) makul özenle kanaat getirmek ve metni lehtara eksiksiz iletmek. Hepsi bu — ihbar bankası, amir banka ödemezse ödemek zorunda değildir. İhracatçıların en pahalı yanılgılarından biri, 'akreditif bankamıza geldi' cümlesini 'bankamız garanti verdi' diye okumaktır; garanti ancak teyit ile doğar.
Buna rağmen ihbar bankası seçimi önemsiz değildir: kendi çalıştığınız bankanın ihbar bankası olması; metnin size hızlı ulaşmasını, ibraz sürecinin tanıdık bir operasyonla yürümesini ve gerektiğinde teyit ekletme müzakeresinin kolaylaşmasını sağlar. Bu yüzden proforma aşamasında alıcıya, akreditifin hangi banka aracılığıyla ihbar edilmesini istediğinizi (advise through) bildirmek yerleşik ve doğru bir pratiktir.
Proformanıza tek satır ekleyin: 'L/C to be advised through [bankanız, şube, SWIFT].' Bu satırı yazmayan ihracatçının akreditifi, alıcının bankasının Türkiye'deki muhabiri neresiyse oraya gider — ve siz metni, hiç çalışmadığınız bir bankanın operasyonundan, kaybedilmiş günlerle takip edersiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Amir banka belirler; ancak lehtar, proforma ve sözleşmede akreditifin kendi bankası aracılığıyla ihbar edilmesini talep edebilir ve bu talep uygulamada genellikle karşılanır.
Evet; amir bankanın yetkilendirmesi ve kendi kredi değerlendirmesi uygunsa ihbar bankası akreditife teyidini ekleyebilir. Bu durumda rolü değişir ve ödeme taahhüdü altına girer.
