Kamerun, Türk ihracatçısı için “Afrika’ya giriş ülkesi” değildir; Afrika’da kalıcı olmayı hedefleyen firmalar için bir test pazarıdır. Doğru profildeki firmalar için güçlü fırsatlar barındırırken, yanlış profildeki firmalar için zaman, para ve motivasyon kaybı üretir.
Bu ülke; sabırsız, uzaktan satış beklentisi olan, fiyatı tek rekabet unsuru zanneden firmaları sistematik şekilde eler. Buna karşılık; sahaya inmeyi kabul eden, distribütörünü seçebilen, ödeme riskini yöneten ve ürününü doğru konumlandıran Türk firmaları için ölçeklenebilir bir Orta Afrika kapısıdır.
Kamerun neden bugün gündemde?
Orta Afrika’nın lojistik merkezi konumundaki Douala Limanı sayesinde Kamerun, sadece kendi pazarı için değil; Çad, Orta Afrika Cumhuriyeti ve bölge hinterlandı için tedarik noktasıdır.
Ülke ekonomisi kronik dış ticaret açığı verir; bu durum ithalata bağımlılığı yapısal hale getirmiştir.
Çin ürünlerine karşı memnuniyetsizlik, Avrupa ürünlerine karşı fiyat hassasiyeti artmış; Türkiye “fiyat–kalite dengesi” algısıyla öne çıkmaya başlamıştır.
İnşaat, altyapı, gıda, kablo, çimento ve işlenmiş sanayi ürünlerinde talep süreklidir, ancak talep “kendiliğinden” oluşmaz; aktif temas ister.
Kimler için fırsat?
Orta ölçekli, üretici kimliği net, B2B odaklı Türk firmaları
Distribütörle çalışmayı bilen ama kontrolü tamamen bırakmayan firmalar
Ürününü sadece fiyatla değil, süreklilik, servis ve güvenle satanlar
Fuar, müşavirlik ve yerel network olmadan sahaya inmek
Çin ile fiyat savaşına girmek
Net çıkarımlar (karar aldıran özet)
Kamerun, hızlı sonuç isteyen firmalar için yanlış pazardır.
Sahaya inmeden, yerel yapı kurmadan kalıcı satış mümkün değildir.
Türkiye, Çin’e karşı kalite; Avrupa’ya karşı fiyat avantajına sahiptir ama bunu anlatmak zorundadır.
Distribütörlük bu pazarda gereklidir; kontrolsüz distribütörlük ise en büyük risktir.
Ödeme ve dolandırıcılık riski yönetilmeden yapılan her satış tesadüftür.
Kamerun’a giren firma, aslında Orta Afrika’ya açılma kararı almış olur.
Sonuç: Kamerun pazarı, “deneyelim mi?” pazarı değildir. Bu ülkeye giren firma kalıcı olmayı, girmeyen firma ise bilinçli şekilde vazgeçmeyi seçmelidir.
2. ÜLKE VE PAZARIN GENEL GÖRÜNÜMÜ
Kamerun ekonomisi, dışarıdan bakıldığında “orta ölçekli Afrika ekonomisi” gibi görünür. Sahaya indiğinizde ise gerçek tablo nettir: üreten değil, ithalata dayalı tüketen bir yapı vardır. Bu da Türk firmaları için fırsat üretir; fakat bu fırsat kendiliğinden gelmez, zorlanarak alınır.
Ekonomik yapı: Potansiyel var, verim düşük
Kamerun, petrol ve doğalgaz gelirlerine, tarımsal üretim kapasitesine ve genç nüfusa rağmen verimlilik problemi yaşayan bir ülkedir. Ekonomi büyür; ancak bu büyüme:
Sanayi derinliği yaratmaz
Yerli tedarik zinciri oluşturmaz
İthalat bağımlılığını azaltmaz
Bu nedenle Kamerun’da talep süreklidir, ama düzensizdir. Bir yıl çok satan ürün, ertesi yıl durabilir. Bu durum, kısa vadeli satış peşindeki firmaları yorar; uzun vadeli pozisyon alanları ise ödüllendirir.
Kamerun’un ithalatı; makine, elektrik ekipmanları, inşaat malzemeleri, gıda, ilaç ve işlenmiş sanayi ürünleri ağırlıklıdır. Yerel üretim bu alanlarda yetersizdir ya da kalite ve süreklilik sunamaz.
Önemli nokta şudur: Kamerun ithalat yapıyor çünkü başka seçeneği yok. Bu da şu anlama gelir:
“Talep var mı?” sorusu ikincildir
Asıl soru: “Bu talebi sürdürülebilir şekilde kim karşılayacak?”
Türkiye ile ticari ilişkilerin karakteri
Türkiye, Kamerun için stratejik bir tedarikçi adayıdır, fakat henüz vazgeçilmez değildir.
Türk ürünlerine yönelik algı:
Çin’den daha kaliteli
Avrupa’dan daha erişilebilir
Ancak süreklilik ve servis konusunda hâlâ test ediliyor
Kamerun pazarı, Türk firmalarını “ilk satışta” kabul eder; ikinci ve üçüncü siparişi ise performansa göre verir.
Bu nedenle
Bir kez satış yapmak kolay
Marka ve kanal oluşturmak zordur
Lojistik ve bölgesel rol: Kamerun’u Kamerun’dan büyük yapan unsur
Douala Limanı, Kamerun’un tek avantajı değildir; bütün stratejinin merkezidir. Bu liman sayesinde Kamerun:
Çad
Orta Afrika Cumhuriyeti
Kısmen Kongo hinterlandı
için zorunlu geçiş noktasıdır.
Bu durum Türk firmaları için kritik bir ayrım yaratır:
Kamerun’u sadece ülke pazarı olarak görenler → sınırlı büyür
Kamerun’u bölgesel dağıtım üssü olarak konumlayanlar → ölçeklenir
Sayılar neden tek başına yanıltıcı?
Kamerun’un kişi başı geliri düşüktür. Bu veri tek başına okunduğunda “zayıf pazar” algısı yaratır. Oysa sahadaki gerçek şudur:
Gelir dağılımı dengesizdir
Alım yapan kesim az ama kararlıdır
Proje bazlı alımlar, bireysel tüketimin çok üzerindedir
Bu nedenle Kamerun, B2C mantığıyla okunacak bir pazar değildir. B2B, proje ve kanal bazlı okuma yapılmadığında rakamlar yanıltır.
Bu bölümden çıkarılması gereken net sonuç
Kamerun:
Büyük ama düzensiz
Talep var ama seçici
Açık pazar ama sabırsızları eleyen
bir pazardır.
Burada kazanan firmalar:
“Kaç satarım?” diye değil
“Nerede, kime, hangi modelle satarım?” diye soranlardır.
3. TÜRK FİRMALARI İÇİN STRATEJİK UYGUNLUK ANALİZİ
Kamerun pazarı, Türk firmaları açısından “potansiyeli olan ama seçici” bir pazardır. Buradaki temel hata, Kamerun’u her Afrika pazarı gibi okumaktır. Oysa bu ülke, yanlış profildeki firmaları sessizce ama kararlı biçimde dışarı iter.
Aynı kaliteyi tekrar tekrar sağlayıp sağlayamayacağı
ilk temaslarda sorgulanır. Sadece ticaret yapan, ürüne hâkim olmayan firmalar güven oluşturamaz.
2. B2B ve proje bazlı düşünebilenler
Bu ülkede gerçek hacim:
İnşaat projeleri
Kamuya veya büyük yerel firmalara yapılan tedarikler
Bayi ve distribütör kanalları
üzerinden oluşur. Raf satışı veya bireysel tüketim beklentisiyle giren firmalar hayal kırıklığı yaşar.
3. Sahaya inmeyi kabul edenler
Kamerun uzaktan yönetilen bir pazar değildir. En azından:
İlk müşteri temasları
Distribütör görüşmeleri
Fuar veya yerel ziyaretler
bizzat yapılmadıkça pazar açılmaz. “Önce uzaktan deneyelim” yaklaşımı burada çalışmaz.
4. Ödeme riskini yönetecek disiplini olanlar
Peşinat, akreditif, banka teyidi gibi konulara net yaklaşabilen firmalar avantajlıdır. “Sonra hallederiz” diyenler ise genellikle ilk satıştan sonra pazardan kopar.
Hangi firmalar için risklidir / uygun değildir?
1. Hızlı sonuç bekleyenler
Kamerun’da:
İlk temas → satış
Satış → tekrar sipariş
arası süre uzundur. 3–4 ayda sonuç bekleyen firmalar için bu pazar zaman kaybıdır.
2. Fiyatla rekabet etmeye çalışanlar
Çin ile fiyat yarışına giren Türk firması kaybeder. Kamerun pazarı ucuzu bilir ama ucuzdan da bıkmıştır. Türkiye’nin avantajı fiyat değil, fiyat–kalite dengesidir. Bunu anlatamayan firma sıkışır.
3. Yerel yapıyı hafife alanlar
Dil, kültür, bürokrasi ve ilişki yönetimi bu pazarda belirleyicidir. Fransızca iletişim kuramayan, yerel muhatapla bağ kuramayan firmalar oyunun dışında kalır.
4. Tek satış odaklı olanlar
Bu pazarda “bir kere satalım” yaklaşımı çalışmaz. Kamerun, tek seferlik satıcıyı değil; devam edeni ödüllendirir.
Türk firmalarının Kamerun’da en sık yaptığı hatalar
Bu hatalar genellikle aynı sonucu üretir: “Bu pazar olmadı” diyerek çekilmek.
Stratejik gerçeklik (net ifade)
Kamerun pazarı:
Hazır olanı almaz
Zorlayanla çalışır
Sabırlıyı seçer
Bu nedenle Kamerun, Afrika’ya yeni başlayan herkes için uygun değildir. Ama doğru profildeki Türk firmaları için uzun vadeli, ölçeklenebilir ve bölgesel açılım sağlayan bir kapıdır.
4. ÖNCELİKLİ SEKTÖRLER VE ÜRÜN GRUPLARI
Kamerun’da “satılabilecek ürün” çoktur; doğru şekilde satılabilecek ürün ise sınırlıdır. Bu nedenle sektör seçimi, ürün kalitesinden daha kritik bir karardır. Yanlış sektör, doğru ürünü bile başarısız kılar.
Aşağıda yer alan sektörler; sahadan gelen tecrübeler, ithalat verileri ve Türk firmalarının fiili performansı dikkate alınarak seçilmiştir.
İnşaat Malzemeleri ve Yapı Ürünleri
Talep nedeni: Kamerun’da konut açığı, altyapı ihtiyacı ve kamu projeleri süreklidir. Sosyal konutlar, yol, stadyum, kamu binaları ve özel inşaatlar talebi canlı tutar. Yerel üretim sınırlıdır; kalite dalgalıdır.
olarak konumlanır. Çimento, seramik, yapı kimyasalları, demir-çelik yan ürünleri ve alçı grubu ürünler doğru kanalla satıldığında karşılık bulur.
Dikkat edilmesi gereken kırılganlık: Bu sektör tamamen proje bağımlıdır.
Ödeme vadeleri uzar
Kamu bağlantısı olmayan firmalar zorlanır
Servis ve süreklilik beklentisi yüksektir
Sadece “ürün gönderelim” yaklaşımı bu sektörde çalışmaz.
Elektrik – Kablo – Enerji Ekipmanları
Talep nedeni: Enerji altyapısı zayıftır, kesintiler yaygındır. Yeni yerleşimler, sanayi alanları ve projeler elektrik ekipmanlarına sürekli ihtiyaç doğurur.
Türkiye’nin avantajı:
Kablo, elektrik iletkenleri ve aksesuarlarında Türk firmaları:
Teknik yeterlilik
Avrupa standartlarına yakın kalite
Rekabetçi fiyat
üçlüsünü aynı anda sunabilmektedir. Bu, Kamerun için nadir bir kombinasyondur.
Dikkat edilmesi gereken kırılganlık:
Teknik standartlar ve uygunluk belgeleri ciddiye alınmazsa ürün limanda kalır
Sadece fiyatla giren firmalar kısa sürede elenir
Bu sektör, distribütörsüz ve sertifikasız yürütülemez.
Talep nedeni: Kamerun gıda üretir; fakat işleyemez. İşlenmiş gıda, yarı mamul ve paketli ürünlerde ithalat kaçınılmazdır. Özellikle şehirli nüfus artışı bu talebi besler.
Türkiye’nin avantajı:
Makarna, un bazlı ürünler, işlenmiş gıda müstahzarları ve ambalajlı ürünlerde Türkiye:
Talep nedeni: Yerel sanayi sınırlıdır ama vardır. Üretim yapan firmalar hammadde ve yarı mamulde dışa bağımlıdır.
Türkiye’nin avantajı:
Sanayi girdilerinde Türk firmaları:
Esneklik
Düşük minimum sipariş
Teknik uyum
konularında avantaj sağlar.
Dikkat edilmesi gereken kırılganlık:
Talep düzensizdir. Bu sektör:
Stoklu değil
Sipariş bazlı
İlişki temelli
yürür. Süreklilik isteyen ama esnek olmayan firmalar için risklidir.
Sektör seçimiyle ilgili net uyarı
Kamerun’da “en çok ithal edilen ürün”, her zaman “en kolay satılan ürün” değildir.
Bu pazarda başarı:
Doğru sektörü seçmek
O sektöre uygun giriş modeliyle ilerlemek
Sabır ve kontrolü birlikte yürütmek
ile mümkündür.
5. PAZARA GİRİŞ MODELLERİ
Kamerun’da “tek doğru giriş modeli” yoktur. Ama yanlış seçilmiş model, en iyi ürünü bile başarısız kılar. Bu pazarda model seçimi; firmanın ölçeği, sabrı ve kontrol isteği ile doğrudan ilişkilidir.
Aşağıda Kamerun için gerçekçi olan üç model yer alıyor.
Distribütörlük Modeli
Ne zaman mantıklı?
Pazara ilk kez giriliyorsa
Yerel dil, ağ ve operasyon yoksa
Ürün süreklilik gerektiriyorsa (kablo, yapı malzemeleri, gıda vb.)
Distribütör, Kamerun’da çoğu zaman zorunlu bir aktördür. Yerel piyasaya hâkim, gümrük ve tahsilat süreçlerini bilen bir yapı olmadan satış ölçeklenmez.
Ne zaman yanlış?
Distribütör “her şeyi ben hallederim” diyorsa
Referanssız ve kontrolsüz seçildiyse
Tüm marka ve müşteri bilgileri tamamen devredildiyse
Bu pazarda en sık görülen hata: Yanlış distribütörle hızlı başlamak.
Yanlış distribütör, pazarı kapatır; doğru distribütör ise yavaş ama kalıcı açar.
Stratejik uyarı: Distribütörlük sözleşmesi yapılmadan, bölge, ürün ve fiyat kontrolü netleştirilmeden ilerlemek yüksek risklidir.
Proje Bazlı Satış Modeli
Ne zaman mantıklı?
İnşaat, enerji, altyapı, kamu tedariki gibi alanlarda
Sipariş hacmi büyük ama süreklilik belirsizse
Firma proje takibi yapabilecek disiplindeyse
Kamerun’da büyük hacimler çoğu zaman proje üzerinden gelir. Bu modelde ürün değil, zamanlama ve temas belirleyicidir.
Ne zaman yanlış?
Sadece proje kovalanıp arka plan satışları ihmal ediliyorsa
Ödeme ve hakediş riski yönetilmiyorsa
Yerel siyasi ve idari yapı okunmadan giriliyorsa
Proje bazlı satış, hızlı ciro getirebilir ama tek başına sürdürülebilir değildir.
Stratejik uyarı: Bu model, distribütörlük veya doğrudan müşteri kazanımıyla desteklenmezse firma her projede sıfırdan başlar.
Doğrudan B2B Müşteri Kazanımı
Ne zaman mantıklı?
Ürün teknik ve spesifikse
Alıcı sayısı sınırlı ama nitelikliyse
Firma satış sürecini bizzat yönetmek istiyorsa
Büyük toptancılar, sanayi firmaları ve bazı ithalatçılarla doğrudan çalışmak mümkündür. Bu model daha fazla kontrol sağlar.
Ne zaman yanlış?
Firma sahaya inmeden bunu yapmaya çalışıyorsa
Yerel ödeme ve tahsilat sistemi bilinmiyorsa
Satış sonrası takip yapılmıyorsa
Bu model uzaktan yönetilmeye çalışıldığında yüksek tahsilat riski üretir.
Modeller arası kritik gerçek
Kamerun’da başarılı firmalar:
Tek modele saplanmaz
Pazara girişte distribütörle başlar
Güçlendikçe proje ve doğrudan satışları ekler
Başarısız olanlar ise:
İlk modeli “kalıcı kader” zanneder
Yanlış modelle ısrar eder
Sorunu üründe sanır
Net karar cümlesi
Kamerun pazarında:
Model yanlışsa → ürün anlamsızdır
Model doğruysa → ortalama ürün bile çalışır
6. MÜŞTERİ BULMA VE B2B PAZARLAMA YAKLAŞIMI
Kamerun’da müşteri bulunur; ancak Türkiye’de alışılan yöntemlerle bulunmaz. Bu pazarda satış, dijital vitrinle değil; güven inşa ederek yapılır. Güven ise sahada, yüz yüze ve tekrar eden temaslarla oluşur.
Kamerun’da müşteri nasıl bulunur?
Kamerun pazarı üç kanaldan çalışır:
Yerel network (en kritik kanal)
Saha teması (ziyaret, fuar, birebir görüşme)
Dijital temas (destekleyici rol)
Bu sıralama tesadüf değildir. Dijital kanallar tek başına müşteri kazandırmaz; saha temasını hızlandırır.
Dijital mi, saha mı? (net cevap)
Sadece dijital → işe yaramaz
Sadece saha → pahalı ve yavaş
İkisini birlikte kullanan → kazanır
LinkedIn, e-posta, WhatsApp gibi kanallar:
İlk temas için kullanılır
Referans doğrulamak için kullanılır
Görüşme ayarlamak için kullanılır
Ama satışı kapatmaz.
Kamerun’da alıcı, parasını göndermeden önce:
Kiminle konuştuğunu görmek ister
Firmanın arkasında biri var mı diye bakar
“Yarın ulaşabilir miyim?” sorusuna cevap arar
Bu nedenle sahaya inilmeden yapılan pazarlama eksik kalır.
Promot gibi genel fuarlar, ülkeyi ve alıcıyı tanımak için kritiktir
Fuar sonrası takip yapılmazsa etkisi sıfırlanır
Doğrudan temas:
En pahalı ama en etkili yöntemdir
Distribütör görüşmeleri, büyük alıcı ziyaretleri burada yapılır
İlk temas genelde soğuktur, ikinci temas belirleyicidir
Türk firmalarının en sık yaptığı pazarlama hataları
Kamerun’a Türkiye’den satış yapmaya çalışmak
Tek seferlik e-posta gönderip cevap beklemek
Referans ve firma doğrulaması yapmamak
İlk siparişte “her şeyi kabul etmek”
Pazarlamayı satış zannetmek
Bu hataların ortak sonucu şudur: “İlgilendiler ama sipariş gelmedi.”
Aslında ilgilenmediler; sadece dinlediler.
Kamerun’da güven nasıl inşa edilir?
Yüz yüze temas
Net ödeme şartları
Tutarlı fiyat politikası
Satış sonrası ulaşılabilirlik
Yerel muhatap veya temsilci
Bu unsurlardan biri eksikse güven yavaş oluşur; ikisi eksikse hiç oluşmaz.
Net gerçek
Kamerun’da müşteri:
En ucuzu değil
En yakını değil
En güvenilir olanı seçer
Güven ise:
Sözle değil
Teklif dosyasıyla değil
Süreklilikle oluşur
7. REKABET VE ALTERNATİF TEDARİKÇİ ANALİZİ
Kamerun pazarı rekabetçidir; ancak bu rekabet dengeli değildir. Her ülke farklı bir boşluğu doldurur. Türk firmalarının en büyük hatası, bu tabloyu net okumadan yanlış rakiple aynı oyunu oynamaya çalışmasıdır.
Kamerun’da Türkiye kimlerle rekabet ediyor?
Çin: Fiyat lideri ama güven sorunu olan oyuncu
Çin, Kamerun’un en büyük tedarikçisidir.
Avantajları:
Çok düşük fiyat
Hızlı sevkiyat
Geniş ürün gamı
Dezavantajları:
Kalite tutarsızlığı
Satış sonrası destek yokluğu
Proje ve uzun vadeli işlerde güven problemi
Saha gerçeği:
Çin ürünleri hâlâ alınır; ama isteyerek değil, mecbur kalındığında. Bu, Türkiye için alan açan en önemli faktördür.
Avrupa (özellikle Fransa): Prestijli ama pahalı
Avrupa ürünleri:
Kaliteli
Standartlı
Güvenilir
Ancak:
Fiyatları yüksektir
Esnek değildir
Küçük–orta ölçekli alıcıya mesafelidir
Saha gerçeği:
Avrupa ürünleri tercih edilir; ama herkes alamaz. Kamerun’da Avrupa, referans noktasıdır; hacim üreticisi değildir.
Diğer tedarikçiler: Parçalı ve düzensiz
Hindistan, Tayland, Belçika gibi ülkeler:
Belirli ürün gruplarında görünür
Süreklilik ve marka gücü zayıftır
Bu ülkeler pazarı domine etmez; boşlukları doldurur.
Türkiye bu tabloda nerede duruyor?
Türkiye, Kamerun’da doğal bir “orta yol” tedarikçisi konumundadır:
Çin’den daha kaliteli
Avrupa’dan daha erişilebilir
Ürün çeşitliliği yüksek
Proje ve B2B işlere yatkın
Ancak bu avantaj otomatik çalışmaz.
Türkiye’nin zayıf olduğu noktalar:
Pazarlama sürekliliği
Yerel temsil gücü
Satış sonrası disiplin
Türkiye’nin güçlü olduğu noktalar:
Fiyat–kalite dengesi
Esnek üretim
Orta ölçekli projelere uyum
“Neden Türkiye?” sorusunun gerçek cevabı
Kamerunlu alıcı Türkiye’yi şu nedenle seçer:
“Çin’den yandım”
“Avrupa pahalı”
“Aynı kaliteyi daha makul fiyata istiyorum”
“Ulaşabileceğim, konuşabileceğim bir tedarikçi arıyorum”
Türkiye ilk tercih değil, ama doğru anlatıldığında en mantıklı tercihtir.
En kritik stratejik hata
Türk firmalarının yaptığı en büyük hata:
“Biz zaten avantajlıyız” varsayımıyla pazara girmek.
Kamerun pazarı avantajı iddia ile değil, ispatla kabul eder:
Referans
Süreklilik
Sahada varlık
olmayan firmayı, avantajlı da olsa tercih etmez.
Net sonuç
Kamerun’da rekabet:
Fiyat savaşı değildir
Marka savaşı da değildir
Güven, süreklilik ve erişilebilirlik savaşıdır.
Bu savaşı kazanan:
Ne en ucuz
Ne en pahalı
En tutarlı olandır.
8. DEVLET DESTEKLERİ
Kamerun pazarı için devlet destekleri yardımcıdır ama belirleyici değildir. Bu pazarda başarıyı destek değil; doğru model, doğru partner ve saha disiplini belirler. Destekleri stratejinin yerine koyan firmalar genellikle yanlış beklentiyle pazara girer.
Bu pazarda gerçekten anlamlı olan destekler
1. Pazara giriş ve pazarlama destekleri
Kamerun gibi “saha isteyen” pazarlarda en anlamlı destekler:
Pazar araştırması ve danışmanlık
Yurt dışı pazarlama faaliyetleri
Fuar katılım ve heyet destekleri
Bu destekler, ilk temas maliyetini düşürür ve yanlış adımı erken aşamada engeller.
2. Yurt dışı birim, marka ve tanıtım destekleri (seçici kullanım)
Kamerun’da ofis, depo veya temsilci düşünülüyorsa bu destekler değerlidir. Ancak:
Satış başlamadan
Kanal netleşmeden
Yerel ortak test edilmeden
alınan ofis destekleri yüksek maliyetli bir vitrine dönüşür.
3. Eximbank ve finansman destekleri (sınırlı ama kritik)
Proje bazlı satışlarda ve büyük hacimli işlerde finansman desteği önemlidir. Ancak Kamerun’da:
Tahsilat süresi uzayabilir
Döviz transferleri gecikebilir
Bu nedenle finansman destekleri temkinli ve proje bazlı kullanılmalıdır.
Bu bölüm, sahada gördüğümüz gerçeklerin süzülmüş halidir. Ne teoriktir ne diplomatik.
Sahada gördüğümüz en kritik risk:
Kamerun’a uzaktan satış yapılabileceği yanılgısı. Bu pazarda uzaktan çalışan firmalar ya hiç satamaz ya da ilk satışta yanar.
Bu ülkeye girerken firmaların %70’inin yaptığı hata:
Yanlış distribütörle hızlı başlamak. Referans sormadan, sözleşme yapmadan, kontrol mekanizması kurmadan ilerlemek.
Şu profildeyseniz bu pazarı zorlamayın:
Hızlı ciro beklentiniz varsa
Tek seferlik satış peşindeyseniz
Sahaya inmek istemiyorsanız
Ödeme riskini yönetemiyorsanız
Kamerun, bu profili bilinçli şekilde dışarıda bırakır.
Doğru profildeyseniz ne olur?
İlk 6 ay zor geçer
İlk yıl sabır ister
Ama doğru kurulan yapı, sizi sadece Kamerun’a değil Orta Afrika’ya taşır
BAZ Girişim perspektifiyle net ifade: Kamerun pazarı bir “deneme pazarı” değil, bir karar pazarıdır.
Bu raporu okuyan yönetici şunu diyebiliyorsa doğru yoldayız:
“Girmeliyiz” ya da “Şimdilik girmemeliyiz”
İki karar da doğrudur. Kararsızlık ise en pahalı seçenektir.
İhracat Sisteminizi Kurmaya Başlayalım
20 Dakikalık Ücretsiz Ön Görüşmede Firmanızın İhracat Potansiyelini Ve Öncelikli Adımları Birlikte Değerlendirelim. Yılda Yalnızca 30 Firma İle Çalışıyoruz.